Bizi Takip Edin
Yeni yazılarımızdan ilk siz haberdar olun.
- Bebek Tırnağı Nasıl Kesilir? Uzmanlardan Güvenli Öneriler
- Bebeklerde Egzama Nedir?
- Yeni Doğan Bebeğinizin Uyku Düzeni Nasıl Olmalı?
- Anne – Babaların İzlemesi Gereken 10 Film
- Bebekler İçin Özel Banyo Ürünleri
- Çocuklarda Obezite
- Emziren Anne için Diyet Tavsiyesi
- Zeka Geliştirici Kitaplar Çocuk Gelişiminde Önemli Rol Oynuyor
Yazar: AnneTavsiyesi
Bu fikir kısa bir süre önce yemek yedirmek başlığı altına yorum gönderen bir anne sayesinde aklıma geldi. (Teşekkürler Sakine Hanım:)) Faydasını gördüğümüz şeyleri tavsiye etmek gibi, zararını gördüğümüz şeyleri anlatmak da müthiş bir tecrübe paylaşımı aslında. Benden bir pişmanlık yazısı: Oğlum günlerce öksürdü, doğal yollarla (pekmez, ballı turp, zencefilli süt gibi) azalttım ama tam geçti derken yeniden başladı, doktorunu aradım, bir öksürük şurubu verdi, yine azaldı ama tam geçmedi. Bu arada bizimki zıpkın gibi ne ateş, ne halsizlik… Tabii ihmalimde bunun da etkisi oldu. Birkaç gün sonra öksürük birden bire çok daha güçlü halde geri döndü. Doktora götürdüm nihayet, zatürreden…
Çocuğunuzla tatil iyi bir hazırlıkla şölen haline gelir. Ama mutlaka yanınıza almanız gereken destek kuvvetler var. Bunlar el çantanızda olursa kriz anlarında hayatınızı kurtaracak. Örneğin yeni bir kitap, eski ve sevdiği kitaplardan biri, (Eskisini görmek güven veriyor, yenisi ise ilgisini çektiği için daha çok oyalıyor. Bunları hep küçük boyutlulardan seçebilirsiniz, özellikle hareketli kitapları tavsiye ederim, üzerindeki sayfa açılan, dönen resimler olanlara bayılıyorlar) yeni bir oyuncak, eski bir küçük oyuncağı (özellikle 2-5 yaş dönemi tahta puzzle’lar hem uygun fiyatlı hem de süper oyalıyor) yanınıza bir küçük şişe veya matara su, küçük bir torbaya kraker, kayısı kurusu gibi atıştırmalıklar, yedek pantolon t-shirt,…
Gazetelerde yazıyor, “Öksürük şurubu 2 yaşına kadar zararlı, öksürük şurubunu çocuğunuza vermeyin”… Peki ne yapacağız, bunu yazan yok. İşte bizzat denenmiş, faydası görülmüş iki tavsiye: Ayva yapraklarını, 1 elmanın kabuğu, biraz limonla kaynatıp çocuğunuza içirin. Zencefil de koyulabilir ama ben oğluma zencefillisini içiremedim. Göğsü yumuşatıyor ancak ayva yaprağı bulmak tabii çok kolay değil, bir arkadaşım balkonuna ayva ağacı aldı bu yüzden… Şimdiki favorim bu: Büyük siyah bir turp alıp içini oyacaksınız dolma yapar gibi. Sonra içine bir kaşık bal koyup üstünü strech bantla kapatıp dolaba atın. Ertesi gün bal, turbun suyunu çıkarıyor. Biraz oda ısısında bekletip 1 kaşık içirin. Bal…
Çocuklar yuvaya başladığında yepyeni bir dönem başlıyor. Sizin verdiğiniz terbiye, kurallarınız, hepsi yeniden test ediliyor, eğilip bükülmeye çalışılıyor. “Onun annesi izin veriyormuş” “Arkadaşım böyle yapıyor ben niye yapamıyorum…” Bunları duymaya alışsanız iyi olur. Ben o günleri, pozisyonumu sağlam tutarak, “Senin annen benim, sen de o çocuk değilsin, bizim evimizin kuralı bu” diyerek, taviz versem de bunu çaktırmadan yapmaya gayret ederek aştım. Bir de tavsiye edebileceğim bir yöntem var; hikaye anlatıcılığı… Bir yaştan, özellikle 7’den sonra çocuğunuza sürekli onu yapma bunu yap diye ders vermek istemiyorsanız, uygulayabilirsiniz. Ben hemen her gece anne La Fontaine oldum, oğluma anlatmak istediğim şeyleri hikayeleştirerek anlattım.…
Benim oğlum ağladığında hep ‘gazı var’ dedim, ya da dişi çıkıyor 🙂 Genellikle doğru çıktı. Ama büyüdükçe ağlamanın en önemli silahları olduğunu öğreniyorlar. Kendimce taktikler geliştirdim. Umarım sizde de yarar. * Her ağladığında yüzümü buruşturarak ‘Ay ne kadar çirkin oluyorsun ağlayınca bak ayna getireyim bak’ dedim. Nereden aklıma geldi bilmiyorum. Ama o ayna getir a bak aynaya, bak ben de ağlayayım ne çirkin oluyorum derken ağlamanın keyfini kaçırdım her seferinde. * Baktım ayna formülü tutmadı, ciddi bir ses tonuyla ağlamadan anlat istediğini ağlarsan asla ve asla istediğini yapmam dedim. Gerçekten de yapmadım. Bir iki kez sınırlarımı denemek için katılmanın sınırına…
Memeden kesme yaşı olarak çeşitli öneriler var. Bence en doğrusu annenin ne hissettiği… Elbette artık herkes en az 6 ay vermek gerektiğini söylüyor. (Ama hiç veremeyen arkadaşlarım da var, çocukları maşallah çok sağlıklı, yani evet anne sütü çok çok önemli ama öyle bir hal aldı ki durum sanki anne sütü yetmezse çocuk sağlıksız olacak gibi, yok öyle bir şey) Ben 1 yıl sonunda kesmeye baştan karar vermiştim, 6 ay sadece anne sütüyle besledim (kan ter, gözyaşı içinde:)) Sonra işe geri döndüm ve günde 2 kez sütümü sağarak eve götürüp işte o bilindik yöntemle 11’inci aya kadar süt vermeyi sürdürdüm. Sonra…
En keyifli şeylerden biri. Ama tavsiye ederim 10 aylık bebeğiniz, hele de benimki gibi afacan bir oğlansa, kucağınıza oturup kitap okumanızı dinlemezse çok üzülmeyin. Çocuklar ancak 2 yaşına doğru kitap okunmasını dinleyebilecek konsantrasyon seviyesine geliyor. Ama o zamana kadar siz yine de kitap okumak için mücadeleye devam edin. 2 yaşından sonra da özellikle hareketli kitapları tavsiye ederim. Örneğin siz okuyorsunuz o belirli bir yerde düğmeye basıp, kuş sesi çıkartıyor. Ya da belirli bölmeleri açıyor. Normal normal okumayın sakın, biraz tiyatral, abartın aaaa, ooo diye 🙂 Bayılıyorlar. Her gece aynı kitabı isteyecek, evet ezberleyeceksiniz o kitabı, bıkacaksınız ama aynı kitabın okunması…
Oğlumu büyütürken yaptığım en doğru şey onu her öğleden sonra uyutmaktı. Bu sayede onun uyku saatlerinde hem enerji depoladım hem de eşimle az da olsa başbaşa vakit geçirebildim. Tatil de olsa bu kuralımız hiç değişmedi, oğlum her gün öğleden sonra ama 1 saat ama 2 saat uyudu. Öğleden sonra uyumamak gibi bir seçeneği olduğunu hiç bilemedi çünkü herşeyimizi ona göre organize ettik, öğleden sonra tiyatroya, gezmeye asla gitmedik. Haftasonları programımız hep 10.30-2 arası oldu, sonra eve dönüp uyuttuk onu. Ama gerçekten yaptığım en doğru şeydi. Tatillerde etraftaki çocuklar uykuları olduğu halde uyumayıp mızmızlık yaparken benimki mışıl mışıl uyuyor, ben de…
İlk tarifim çocuklarına sebze yediremeyen anneler için: 3 yumurtayı kırın, çocuğunuz 1 yaşından büyükse mama sandalyesine oturtun onu, önündeki masaya koyun tası, bırakın çırpsın. Emin olun bayılacak… İçine bir paket kabartma tozu, yarım bardak kadar sıvı yağ, 3-4 kaşık böreklik beyaz peynir ve istediğiniz bir sebze (pırasa örneğin ince ince doğrayıp, brokoli veya yine ince ince doğrayıp) katıp aldığı kadar un katın, tamamen göz kararı, içi bol parçalı boza kıvamında olsun. Marketlerde bile satılan muffin kalıpları var, onlardan 6’lık 2 tanesini iyice yağlayıp malzemeyi içine doldurun, 20 dakika kadar pişirin, arada çocuğunuzla gidip bakın kek pişmişmi, oyun haline getirin, kabarıp…
Uzmanlar söylüyor, müzikle ilgilenen bebeklerin zihin gelişimleri çok daha hızlanıyor. Peki ne yapılabilir? Benim tavsiyem evinizde sürekli müzik dinlemeniz. TV’yi kapatın, kahvaltınızı mutfakta yapıyorsanız bir küçük müzikçalar alın. Yumuşak, sizin de sevebileceğiniz cd’leri her sabah çalın. Bizimkinin bir ara favorisi Pinhani’ydi, ‘geeeel’ dedi mi anlardık onu istiyor… Çocuklar için süper oyuncak müzik aletleri var, veya en kötü bir plastik tası çevirip darbuka yapıp çalın. Çocuğunuza uyurken şarkı söyleyin, uyanınca kucağınıza aldığınızda sevdiğiniz bir şarkının sözlerini ona uyarlayın söyleyin, banyoya hazırlarken bir şarkınız olsun onu söyleyin, uykuya hazırlarken bir şarkınız olsun onu söyleyin… Hem siz stres atın, hem bebeğiniz müzikle tanışsın.…